Allaha Sığınma Duası Arapça Ve Türkçe

Yüce Allah’a Sığınma İlgili arapça ve türkçe

allaha sığınma duası

أَللّهُمَّ إِنْ تَشَأْ تَعْفُ عَنّا فَبِفَضْلِكَ
Allah’ım! Dilersen, lütfunla bizi affedersin;

وَإِنْ تَشَأْ تُعَذِّبْنا فَبِعَدْلِكَ
dilersen, adaletinle bize azap edersin.

فَسَهِّلْ لَنا عَفْوَكَ بِمَنِّكَ
O hâlde, lütfunla, affını bizim için kolaylaştır;

وَأَجِـرْنا مِـنْ عَذابِـكَ بِتَجـاوُزِكَ
mağfiretinle, bizi azabından kurtar.

فَإِنَّـهُ لا طاقَةَ لَنا بِعَدْلِكَ
Çünkü gerçek şu ki; bizim, adaletine dayanacak gücümüz yoktur;

وَلا نَجاةَ لاَحَد مِنّا دُونَ عَفْوِكَ
affın olmadan hiçbirimiz için kurtuluş söz konusu değildir.

يا غَنِىَّ الاَْغْنِياءِ
Ey ganilerin ganisi (yüce Allah)!

ها نَحْنُ عِبادُكَ بَيْنَ يَدَيْكَ
Biz kulların, senin huzurunday

وَأَنَا أَفْقَرُ الْفُقَراءِ إِلَيْكَ
ve ben, sana muhtaç olanlar içerisinde en çok ihtiyacı olanım.

فَاجْبُرْ فاقَتَنا بِوُسْعِكَ
O hâlde, geniş rahmetinle yoksulluğumuzu gider;

وَلا تَقْطَعْ رَجاءَنا بِمَنْعِكَ
rahmetini bizden esirgeyerek bizi ümitsizliğe düşürme. Aksi takdirde,

فَتَكُونَ قَدْ أَشْقَيْتَ مَنِ اسْتَسْعَدَ بِكَ
seninle mutlu olmak isteyeni bedbaht etmiş,

وَحَرَمْتَ مَنِ اسْتَرْفَدَ فَضْلَكَ
fazlından yardım umanı mahrum bırakmış olursun.

فَإِلى مَنْ حِينَئِذ مُنْقَلَبُنا عَنْكَ؟
O zaman da senden başka kime yönelebilir,

وَإِلى أَيْنَ مَذْهَبُنا عَنْ بابِكَ؟
kapından başka hangi kapıya gidebiliriz ki?!

سُبْحانَكَ نَحْنُ الْمُضْطَرُّونَ الَّذينَ أَوْجَبْتَ إِجابَتَهُمْ
Sen, (her türlü eksiklikten) pak ve münezzehsin! Biz ise, dualarına icabet etmeyi söz verdiğin çaresizleriz;

وَأَهْلُ السُّوءِ الَّذينَ وَعَدْتَ الْكَشْفَ عَنْهُمْ.
sıkıntılarını gidermeyi vadettiğin sıkılmışlarız.

وَأَشْبَهُ الاَْشْياءِ بِمَشِيَّتِكَ، وَأَوْلَى الاُْمُورِ بِكَ في عَظَمَتِك، رَحْمَةُ مَنِ اسْتَرْحَمَكَ، وَغَوْثُ مَنِ اسْتَغاثَ بِكَ
Ve sen, rahmetini dileyenden rahmetini esirgemez, senden medet umanı medetsiz bırakmazsın. Çünkü bu, iradenle uyuşmaz, büyüklüğüne yakışmaz.

فَارْحَمْ تَضَرُّعَنا إِلَيْكَ، وَأَغْنِنا إِذْ طَرَحْنا أَنْفُسَنا بَيْنَ يَدَيْكَ
O hâlde, sana yalvarıp yakarmamıza (bakarak bize) acı ve kapına geldiğimiz için (lütfunla) bizi zengin kıl.

أَللّهُمَّ إِنَّ الشَّيْطانَ قَدْ شَمِتَ بِنا إِذْ شَايَعْناهُ عَلى مَعْصِيِتَكَ
Allah’ım! Sana isyan etmek üzere Şeytan’a uyduğumuzda o, üstümüze güldü.

فَصَلِّ عَلى مُحَمَّد وَآلِهِ
Şu hâlde, Muhammed ve Âline salât eyle

وَلا تُشْمِتْهُ بِنا بَعْدَ تَرْكِنا إِيّاهُ لَكَ، وَرَغْبَتِنا عَنْهُ إِلَيْكَ
ve senin için onu (Şeytan’ı) terk ettikten, ondan yüz çevirip sana yöneldikten sonra tekrar onu üstümüze güldürme.

اعلانات مماثلة

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu